31 Mayıs 2012 Perşembe

HAVA'LAR

Selam dostlar yazımı okurken konuyla münhasır olan paylaşımı dinlemenizi şiddetle rica ederim.
Bu hurafelerden bıkkınlık geldi artık, yağmura bile karışır olduk lan sizene yağar durur, neyin kafasındasınız hemen başlıyorsunuz senaryo yazmaya. Bu sene yağmur çok yağdı kesin sıcaktan buharlaşırız naylon kilotlu çoraplarımız erir, yok su bulamıcaz kendi çişimizi damıtarak içmeye başlıcaz, ulan görende isviçreli bilim adamı zanneder hepsini, meteoroloji uzmanı maşallah. Diğer konu ise felaket senaryosu nostradamus halt etmiş kitlenin yanında, yazın yağmur yağdı kesin deprem olucak, ay geçen gün bir gürültü koptu deprem diye uyandık bir fırladıkki ne görelim sarhoşun biri kaza yapmış deprem zannettik. Bizim adan gidip depremi önceden haber veren muhabbet kuşu aldı ötüyomuş depremden önce, böh artık yaa yıllarca nasıl akıl edemedik bunu. Kardeşim bunlara suç bulmamalıyız aslında imam osurursa cemaat naapsın:?

30 Mayıs 2012 Çarşamba

PAP!!!!! CHULO

Günaydınlar, çarşamba sabahına yakışır şekilde bir zamanlar fırtına gibi esen, kimileri lisede kimilerimiz ise ortaokulda çalıp çılgınlar gibi dans ettiğimiz, videosunu izlemek için 12 saat numberone tv izlediğimiz, karne günü okula götürdüğümüz vcdye sentello 13 serili cdyi takıp hocadan izin aldıktan sonra yardırdığımız şarkı sizlerle olsun Sayın okuyucu! Güzel gün geçirmeniz dileğiyle. Bu arada en son sentello 35 vardı ama içindeki şarkıların sadece yeri değişikti yani 1 den farkı yoktu:) ulan ne safmışız ya kapak resimleri bile aynıydı:)

29 Mayıs 2012 Salı

SESSİZCE! DİNLE

Günaydın sayın okuyucu! hiç moralinizi bozmayın hava güzel anlıyorum bende aynı dertden muzdaribim ama, kapitalist dünya çalışmayanı metroya bile bindirmiyorlar. Hava güzel sizde içerdesiniz yapacağınız tek şey play tuşuna basın ve kendinizi kumsalda hissedin. Sea You!

27 Mayıs 2012 Pazar

EMEKLİ REYİZZ!

Selam dostlar! iyisinizdir inş. görüşmeyeli beni sorarsanız, bende iyiyim, sizlere kokulu öpücükler gönderiyorum diyerek girmek çok isterdim sözlerime ama malesef yapı meselesi. Biraz maçoyuz biz çocukluktan yaşlılığa geçirdiğimiz evrimlerle devrim yaratırcasına koşuşturmacaların içinde, yinede maçoluk allahın bize bahşettiği ulvi görevlerimizden sanki. Moralimiz bozulur, sorana yok bişey, hasta oluruz sorana, iyiyim ben! ne iyisi lan böbreklerin g.tünden çıkacak hala iyiyim, silahtan korkmayıp doktordan korkan tek milletiz! Meselelerden bir tanesi ise alınan maaş evdekilere, hatta kimseye söylenmez. Miktarın ne olduğu önemli değil, olaya FBI gizliliği katmak galiba hoşnut noktası. Ya alıyoruz işte bişeyler karnımız doyuyor, diye başlanan cümleler miktar meselesini unutturmak için allah belasını versin bu hükümetin cümleleriyle devam ettirilir, konu değişir. Emekli olunur herşey değişir vücut, beyin, duygular, adeta tersine yaşamaya başlar. Otdan sebeplerle trip adan babalar, olur olmaz heryerde emekliyim ben, aldığım maaş belli ne parası diye gidilen cümleler, herkeze emekli maaşını söyleme çabası, sinek soktu doktora gitmeler, gereksiz duygusallaşmalar benjamin button misali tavırlar. Oh mis emekli olmadan önce maçolukla gerçekleşen diktatörlükler, emekli olduktan sonra duygusallaşmayla elde edilen  diktatörlükler, çok seviyoruz milletçe diktatörleri süphanallah...

25 Mayıs 2012 Cuma

İSİM ŞEHİR BİTKİ!

İSİM ŞEHİR HAYVAN'dan sonra bu kitapta bence hakkettiği kıymeti bulacak. Fuarlar, imza günleri, bıkmadan usanmadan küfretmeden bekleyen insanlarla dolup taşacak. uzun yıllardır görmemiştim böyle eleştirel yazılara Türkiye'nin olağanüstü merakını sevindirici, çünkü kimse kolay kolay eleştiremez hatta günümüzde hiç eleştiremez sıkar, facebok tiwitter hesabından bloglarında eleştiri yazısı yazanların hali belli. Neyse Lise edebiyat kitaplarında Nefiyi, Nabiyi, Bakiyi falan görürdük aruzdu uyaktı falandı filandı derken atladığımız bir şey vardı; bu adamların bazıları hiciv yazdığı için öldürüldü bazısı ise padişahın yanında olarak makam arzusu içerisinde kendini yedi. Türk edebiyatında ise Namık Kemal vardı yazdığı romanlar tiyatro oyunları eleştirileri yüzünden çok sevdiği vatanından ayrı düşürüldü. Bahsetmek istediğim konu gazeteciysen yada şairsen, yazarsan, tarihten gelen sözde oligarşik yapılı ileri demokrasimizle canını ve vatanını kaybetmemek için ne yapmalısın işte bütün mesele bu.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Ray Ban'A VER!!!

Takmadığım gözlüklerimi dışarıda da takma kararı aldıktan sonra, çok geçmeden bu kararın ne kadar tehlikeli olduğunu hatırladım. Biliyoruz ki toplum olarak gözlük takana, küpe takana, yeni ayakkabı alana, şapka takana daha hazırlıklı olamadık, şapkayı kapıp kaçmak mı, yeni ayakkabıya basmakmı bide yerler çamurluysa ohh küfürler fora, gözlüğümü bakkal dahil mahalleden çıkana kadar herkeze vermek zorunda kaldım. Arkamdan bağırıpta durduran gözlüğü bi ver deyip alıp kaçan da oldu. Ulan sanki uzay mekiği almışım gibi bi popülerlik gidiyor. E herkez isteyince bazende vermiyorsun halkbuki niye vermiyorsun olum takıcak 30 saniye vericek işte içindeki ateşi söndür bırak. Bu seferde trip yiyosun iyiki bi gözlüğün var yedikmi gibisinden lan ben senin iyiki bi donun var çıkar ver diyormuyum milletin ortasında düngük...Bazıları sanki uçak almışım gibi davranıyor, gözlüğü taktı g.tü kalktı falan bakışmalar. Teyzeler desen onlar daha beter - ay bizim komşunun oğlu vardı çok akıllıydı çok iyiydi bi gözlük taktı çocuğu toplayamadık daha karakollardan, buda olur yakında onun gibi,- ulan adam ne yapsın her gözlüğü isteyeni dövmüş işte en iyisi bırak içerisi daha rahat, en azından isteyen bir gardiyan var. Kısacası da her türlü yeniliklere milletce tepki verip sonra sindirmemiz uzun sürüyor Cumhuriyetin kuruluşunda  da böyle olmuştu böyle olmayada devam etcek gibi duruyor.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

AÇ'IK ÖĞ'RETİM

Slm dostlar, şuanda elimde 2003-2010 yıllarında çıkmış açıköğretim sınav soruları var. Cevaplar bakarak konuyu anlamaya çalışıyorum yada cevapla soru arasında kendimi sorunun yerine koyuyorum ve empati yapıyorum ben olsam cevabım ne olurdu ve niçin olurdu diye. Tabi diyorsunuz ki bu adama kitap vermediler mi? verdiler kardeşim hemde ağırlığı 30 kilo civarında seyreden, kafaya düşse meteor etkisi yaratan, hatta NASA'nın uzaydan görüntüleyebildiği tek cisim olan  AÖF'nin kitaplarından verdiler. Kitap o kadar güvenli duruyorki yastık altına alıp uyuyasım geliyo yanımda bıçak silah vb. yerine onu taşıyasım geliyo. E kitap dışardan çok güvenli ama içi pek güvensiz be brother o kadar çok ayrıntı varki, sanki annemin dedesinin çocuğunun çocuğu teyzem gibi bir muhabbet türü. Sağ kulağımı sol ayak baş parmağımla tutarım gibi birşey bu. Geçen gün kitabın içerisinde bir konu ararken Arifin mancestera attığı gola rastladım, hatta bigün yine bir konuyu öğrenmeye çalışırken kendimi survivorda buldum gibi saçma sapan uzatmalara girdim. tek isyanım yıllık 500 lira harç yatırıyorum kapağını açmıyorum ekstra kaynaklara para veriyorum birde dersaneler var adı üstünde açıktan sınava girmeyi tercih ediyorum fakat dersaneye gitmem gerekiyor off çok yoruldum, kendimi genel gider hesaplamaları yerine koydum, daha çok yolumuz var onu gördüm. Sea You Tomorrow

20 Mayıs 2012 Pazar

BİZ'E A'İT

 Selam kankidaşlar (buda benden), ben sadece zannederdimki engelli asansörüne bineriz ama ne alaka be kardeşim daha fenalarıyla karşılaştım. Herif engelli tualetine girmiş yuh dedim artık yaa engelli asansörüne gireni, engelli parkına park edeni, engelli kaldırımını işgal edeni hatta var olupta kullanmadığımız  engelli otobüs sistemlerini görmüştüm ama bu kadarıda fazla geldi bana. Tek meraklandığım konu adamın vermek istediği mesaj engelleri tanımam sıçarım mı? yada bağırsaklar baskı yaptığı zaman engel tanımam sıçarımmı. 1. sini belki sindirebiliriz fakat 2. si biraz düşündürücü. Acaba bu adam parklarda piknik yaptığımız ormanlarda, hep kurumuş üzerinde artık sinek bile uçmayan b.klar görürüzya yada hani denizdeyken yüzeye çıkanlar yada işeyenlerde olabilir,lan bunlar yüzünden havuza giremiyoruz be, bunlar bir grupmu mesajları bumu geldiği zaman farketmez heryere attırabilirİm mantığımı yoksa sadece ben benden başkası yalanmı. Acaba genleriyle oynasak ne bilim mesela tualet ihtiyacını bile utanarak yapan bir köpeğin genini mi versek belki eğitebiliriz koşullayarak. Yada ne eğitebilir bizi heryere ne yapıp ne yapmayacağımız söyleyen yazılar? uyarıcılar mı? yani bize illaki birinin çobanlıkmı yapması lazım bilmemki...

19 Mayıs 2012 Cumartesi

19 MAYIS!

“Efendiler, bu durum karşısında tek bir karar vardı. O da millî hakimiyete dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak... İşte İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’da, Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulanmasına başladığımız karar, bu karar olmuştur...Türk’ün haysiyeti ve gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa, mahvolsun daha iyidir. Öyleyse ya istiklâl ya ölüm!” Kemal Atatürk, Nutuk.. işte bu sözlerden sonra milletin kararlılığıyla biz dünyadaki cenneti yaşıyoruz. Yıl 2012 hala manda altında olan ülkeler kıtalar zihniyetler var biz bu mandacılığı 29 Ekim 1923 te saf dışı bıraktık bir dahada görmeye niyetimiz yok.  Şehit kanıyla çizilen bu sınırlar ancak şehit kanıyla verilir tapuyla özelleştirmeyle bitirilemez. Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim metro yönetimi rengi sarılaşmış Türk Bayraklarını kaldırın artık almaya gücünüz yoksa seve seve bayrak getiririz..

18 Mayıs 2012 Cuma

L'OST!!

6. sezona gelmiş bulunmaktayım artık bu saat den sonra l'ost olucam yeter artık kafam allak bullak neyi düşünücem yada neyin peşinden gidicem herşey karıştı 3 yıl önce 3 yıl sonra 30 yıl önce. Bence  yapımcılar hikayeyi bitiremedikleri için saçma sapan yerlere taşımışlar olayı bıraksalar 2 sezon daha giderdi bu saçmalık, kesin biri durun artık yeter demiştir. Bir teorime göre bence 4. bölümden sonra bir türk senarist de katılmış olabilir artık türk dizisi izler gibi hissediyorum kendimi uzatta uzat acıtasyon entrika herşey oluştu maşallahh. Yakında lost yapımcılarına dava açmayı düşünüyorum bozulan psikolojim ve maneviyatımı kaybettim mangaldan çıkan siyah dumandan korkar oldum. Sayılarla aram zaten yoktu bu saatden sonra hiç olmaz loto bile oynayamaz duruma geldim, yolda sarışın mavi gözlü görsem dharma girişiminden zannedip kaçıyorum, ve en kötüsüde herşeyi mesaj zannedip unutmamaya çalışıyorum ve bir anlam yüklemeye çalışıyorum! yeter! benimde bir kapasitem var zorlamayın yanıcak az kaldı. L'ost hem kendini hem beni L'OOST dedittirdin artık nokta (4 8 15 16 23 42) loto oynadım çıkarsa paylaşırık:)

16 Mayıs 2012 Çarşamba

METROŞİZM

Selam dostlar, doğru okudunuz yeni bir akım doğuyor metroşizm, bu akıma nasıl mensub olabileceğinizi düşünüyorsunuz şuan o zman dikkatlice okuyun ve yazdıklarımı yapıyorsanız sizde farkında olmadan bu akımdasınız hayırlasa vesile inşaaaaalah. Metro durduğu anda kapıya doğru yaklaşıp inadına içeriden çıkan insanlara yer vermemiz için bizi uyaran okların üzerinde sırıtmak. Omuz omuza çarpışmak ve içimizden zincirleme sövmek, metroya bindiğiniz ilk 30 saniyede ne güzel icat iyiki var die düşünüyorsanız ve sonra saçma sapan hayallere ruhunuzu teslim ediyorsanız, duyduğunuz next station sesi sizi hayallerinizden zönk die alıyorsa. vagonda boşalan tek koltuğa herkezi gibi sizde bakıp içinizden oturmanın planlarını yaparken biri sizden önce davranıp oturunca bir adım ileri gidip sonra oraya gitmicekmiş gibi saçma salak haller içerisine giriyorsanız sanki herkz size bakıyo olum zatn herkez aynı şeyi dşünüyo sıkıntı yok yani. Ve o şahıs oturduktan sonra ona içerlenmek işte bunlar sizde varsa artık kurtuluş yok dostum metroşizme hoş geldin I want to play a game...

15 Mayıs 2012 Salı

Bob Marley !

Bob marley filazoftu adam herkezin ıkına ıkına söylediği hatta söyleyemediği kalplerin bir köşesine sıkışan duygularını şarkı yapmış hatta kitlelere hitap etmiş. Bağrın yanarya hani tanımlayamassın doktora gidersin şuramdan bir ağrı saplandı komple sardı vücudumu, bıçak saplanması gibi oluyor dersin, doktorda gözlerine bakarak sana reçete yazar hatta 1000mg lık antibiyotiğe maruz kalırsın tabi şanslıysan şanslı değilsen 12 tane penicilin çakarlar sana şarabı bitmiş ayyaş gibi yürürsün yolda düşmemek için birilerine tutunma çabası ile. Bob marley iyi söylemiş no women no cry vesselam...

NE YAPSAK?

Değişik bi halller içerisinde oldğumuz şu günlerde kendimize mi gelmeli yoksa kendimizden mi geçmeli..tüm mesele bu kaptanlar, mazoşist ruh haline bürünen ruh kendini mi yakar yoksa başkasınamı ihtiyaç duyar. Kendi pisliğinde çürümek deyimi işte bu zamanlarda karşılaştığımız şeylerden olur. Bahar kendini kışa hazırlarken sivitsörtmü giysek yoksa tişörtlerlemi dolaşsak aksam hava soğurmu üstümüzede bir hırkamı alsak, dondurmamı yesek yok yok daha yaz gelmedi hastamı oluruz desek, polenlere savaş açıp atkımı taksak, işte tüm mesele bu NE YAPSAK

13 Mayıs 2012 Pazar

BAŞKAN, MÜDÜR, KAMİL, ŞEF, REİS FALAN FİLAN

Selam Başkanlar napıyosunuzz!!! ne lan bu ismimiz yokmu bizim aldı bir takma isim modası geçiyor, önceden şairler mahlas kullanırdı şimdi herkez şair. Başkan, reis, müdür, haydut, afacan, kanka, kanki, kankiş, panpa, panpoli, panpiş, kankeyta, kanko, papa, peder, antuan, amiral, aga, kamil, off sıkıldım kişiliğimizden mi kaçmaya çalışıyoruz artık yada olmak istediğimizi mi söylüyoruz çözmek imkansız. Komple şizofrene bağladık azıcık realist olun olum. Sembolist misiniz yoksa genetiğinizlemi oynandı bilemicem artık. Batılı soyismi kullanıyor biz adımızı bile söylemiyoruz bence bundan sonra herkezin nüfuz cüzdanında reis, başkan yazsın çinliler gibi türeleyelim. İyice takığım artık biri bana ismimle hitap ederse gömcem kafayı.. See youu panpalarrrrr

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Zincirleme Fukara Tamlaması

Geceleri, barlar, diskolar, meyhaneler, kısacası kitle kafasını yaşatan bütün mekanlar ful, peki onlar eğlenirken dışarda bekleyen birileri daha var kim onlar, emekli simitçi yaşar dayı, nohut pilavcı ahmet amca, termosla çay satan hakkı kardeşimiz, aksesuarcılar, çiçekciler, kestaneciler, mısırcılar... lar da larr. Gecenin bir yarısında evdeki çocuklarına okul harçlığı,ev sahibinin zulmünden kaçmak için ev kirası götürmek; hırsızıyla, tinercisiyle sarhoşuyla ve en kötüsü zabıtasıyla uğraşmak zorundalar. Bu insanlar para harcamazlarmı peki harcarlar ama nereye, gece eğlenenleri fatherlarına kira öderler okul aydatı öderler ki parasız eğitimden bahsediyoruz. Marketten harcama yaparlar, kömürcüden kömür alırlar, eczaneden ilaç alırlar, para biter eğlenceye ne vakit kalır nede para günde iki öğün yemek yerse şükreder. Godoman baba alır parayı verir çocuğuna çocuk gider haftanın 7 günü içer dışarı çıkar, sıçar. Nerde bizim paralar tekrar döndü godomana alın size ZİNCİRLEME FUKARA TAMLAMASI...

11 Mayıs 2012 Cuma

Gitmeden Bir Tane Daha..

Kuş sesleri, polenler, yeşeren yapraklar, giyilen şortlar falan filan derken geldikmi şampiyonu tayin edicek maça. Kahvedeki ahmet amca ligin başlamadan sonucunun tayin edildiğini söylüyor zannedersin ki amca mayalarla yaşamış. Bakkal okan abi bağıra bağıra trabzonun hakkı yendi o maçta kan gövdeyi götürür diye ağzından salyaları saça saça sempatizan topluyor nostradamus mubarek ya. Maç oynanmadan biz oynadık bitirdik zaten kimilerine göre gs kimilerine göre fb kimilerine göre ise kan, hırs, şiddet kazanacak. Maçın sonucunda bir kişi kazanacakta peki kaybeden kim olucak bütün soru burda. Avrupada sadece bir takım kaybediyo bizde kaybolan hem maddi hem manevi ve en önemlisi spor ahlakı. Barca taraftarı başka bölgenin takımını normal hayattada da can düşmanı olan R.madridi alkışlıyor bizde ise popüler kültürün yarattığı rekabeti insanlığımızın önünden bir türlü alamıyoruz. Temenni: Yarın kazanan futbolun olması dileğiyle iyi akşamlar see you tomorrow

Vira Bismillah Diyelim!

Sosyal medya yayın hayatıma sıkıntılı bir şekilde başlamış durumdayım bizim için basitleştirilmiş blog için önce teşekkürlerimi iletiyorum fakat bu terimlerden anlamam için gerçekten bilgisayarı sevmem gerek. Her neyse güzel dolu günlerde beraber dertleşeceğiz yada sadece ben dertleşeceğim. Kimse olmassa son çare kendime hayali şizofreni bir kitle yaratırım yapacak bişi yok agalar!!!