psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2012 Pazar

KENDİNİZİ HATIRLAYIN !


İnsan denen canlının, et, kemik, kan, damar gibi biyolojik terimlerden ibaret olmadığını öğretmişti öğretmenimiz. Düşünen tek varlıkdı insan! hatta dünyadaki en tehlikeli canlıydı. Teknik olarak kulağa doldurucu gelen etkilerinden ibaret olmadığını, yaşayarak görenlerdenim ve görenlerdensiniz.
Sadece ve sadece yaşamak için doğmadı insan, gülmek için, ağlamak için, farklı olmak için, duygularını yaşamak için varoldu. Küresel ekonominin en çok sevdiği tekdüzeliği ve tüketim çılgınlığını damarlarındaki kan gibi gezdirmeyi başardı insan. Aynı kıyafetler, aynı elektronik cihazlar, aynı zevkler, aynı renkler, aynı mantık, aynı hep aynı. Şu ölümlü dünyada aynısı onda da var mantığıyla geçen günlere tek tavsiyem, 
kendiniz olun kendinizi hatırlayın. Çünkü başkaları gibi yaşadığınız günlerden sonra kendiniz gibi yaşayacağınız günler kalmayabilir...

8 Ekim 2012 Pazartesi

EAGLES - HOTEL CALİFORNIA

Yoğun gündemin sıcaklığına aldanıpta kafayı sıyırmayın. Hayat kaygılarıyla boğuşuyorsanız balık gibi çırpınmayın, bilin ki çırpınmak daha çok batırır insanı. Av olmaktan vazgeçip avcı konumuna gelmediysen eğer, hala ormanda ne işim var diye hayıflanma orman olmasada etrafta kütük, çakal çok. Varsa bir sıkıntınız şuan itibariyle bırakıp sadece şarkıya yoğunlaşın, çünkü özgür olmalı insan özgür yaşamalı !


27 Eylül 2012 Perşembe

OLUR ARA-DA!

Selam naber! bu sıkışmışlık içerisinde yaşadığımız mecburi günlerde derdinizi dillendirmeye geldim.

Yaz biterken aklımızda kuş cıvıltıları deniz kokusu, keşke daha çok denize girseydim, keşke daha çok ağaç altında kahvaltı yapsaydımların keşkelerini yaşarken, soğuk esen rüzgara inat tişörtlere şortlara veda edemedik. 5 gün grip olup salgın var ya yoksa sorun bende değil havasına büründükten sonra çıkan ilk rüzgarda ,bulutların güneşin önüne set çektiği seni bırakmam bilader yeter artık benim sıram geldi, şöyle bir geri dur dediği ilk günde outletden aldığımız kabanları giymedik mi, giydik. Sonra yolda yürürken pişman olmadık mı olduk, ilk önce çevredekilere bakıp bunlar manyakmı ya bu havada tişörtlemi dolaşılır sözünün 5 dakikası geçmeden kabanın ön düğmelerini açmak, bu eylemden de 5 dakika geçmeden kabanı çıkartıp eline almak, işte dünyadaki en büyük eziyet buydu bizim için elde kaban taşımak. Taşımak olsa yine iyi cepheye top mermisi taşısak bu kadar yorulmayız, saatlerce elimizde kalan kaban, trisepsleri şişirirken psikolojiyi tırlatma seviyesine çekiyor ayrıca yaşlanmayı hızlandırıyordu, e bu kadar dert saç döker mazallah..

Aynı durumu kış biterken yaşayan insan güneş gördümmü aldanma, lafını hatırlayıp çevresine aldanıp şuursuzca açılmak saçılmak için, kafesinde avını bekleyen kapısı açılınca saldıran aslan gibiydi. Pencereden güneşi gören insan sıcaklığı hissedemediği için tişörtle kendini sokağa attıktan 10 dakika sonra eve geri dönüp annesinden hırkasını da istedi. 

Biz hep aralarda kalırken, ortama tam uyum sağlayamadık herhalde, koşullayamadık bir türlü kendimizi. Buda günün sözü olsun SEVGİLER SAYGILAR..

18 Mayıs 2012 Cuma

L'OST!!

6. sezona gelmiş bulunmaktayım artık bu saat den sonra l'ost olucam yeter artık kafam allak bullak neyi düşünücem yada neyin peşinden gidicem herşey karıştı 3 yıl önce 3 yıl sonra 30 yıl önce. Bence  yapımcılar hikayeyi bitiremedikleri için saçma sapan yerlere taşımışlar olayı bıraksalar 2 sezon daha giderdi bu saçmalık, kesin biri durun artık yeter demiştir. Bir teorime göre bence 4. bölümden sonra bir türk senarist de katılmış olabilir artık türk dizisi izler gibi hissediyorum kendimi uzatta uzat acıtasyon entrika herşey oluştu maşallahh. Yakında lost yapımcılarına dava açmayı düşünüyorum bozulan psikolojim ve maneviyatımı kaybettim mangaldan çıkan siyah dumandan korkar oldum. Sayılarla aram zaten yoktu bu saatden sonra hiç olmaz loto bile oynayamaz duruma geldim, yolda sarışın mavi gözlü görsem dharma girişiminden zannedip kaçıyorum, ve en kötüsüde herşeyi mesaj zannedip unutmamaya çalışıyorum ve bir anlam yüklemeye çalışıyorum! yeter! benimde bir kapasitem var zorlamayın yanıcak az kaldı. L'ost hem kendini hem beni L'OOST dedittirdin artık nokta (4 8 15 16 23 42) loto oynadım çıkarsa paylaşırık:)

15 Mayıs 2012 Salı

NE YAPSAK?

Değişik bi halller içerisinde oldğumuz şu günlerde kendimize mi gelmeli yoksa kendimizden mi geçmeli..tüm mesele bu kaptanlar, mazoşist ruh haline bürünen ruh kendini mi yakar yoksa başkasınamı ihtiyaç duyar. Kendi pisliğinde çürümek deyimi işte bu zamanlarda karşılaştığımız şeylerden olur. Bahar kendini kışa hazırlarken sivitsörtmü giysek yoksa tişörtlerlemi dolaşsak aksam hava soğurmu üstümüzede bir hırkamı alsak, dondurmamı yesek yok yok daha yaz gelmedi hastamı oluruz desek, polenlere savaş açıp atkımı taksak, işte tüm mesele bu NE YAPSAK