TÜRKİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜRKİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2013 Pazartesi

ÇANAKKALE !



1915'de hiç mezun veremedi Galatasaray, Kayseri, Konya, Sivas ve İzmir lisesi. Yaşları 14 ve15 olan yüreği dağları delip denizleri yırtacak kadar dolu cephede asker oldular. Kimisi Conk Bayırında, Anafartalar da, Sakarya da şehadet şerbetini içti, kimisi Gazi Antep de Şanlı Urfa da soğuk toprağın altına girdi. O sene hiç mezun veremedi Darülfünun Tıbbiyesi ( İstanbul Üniversitesi ) cepheye koşan yürekler baskınlarda, göğüs göğüse çarpışmalarda vatan korudu. Günlerce yarım ekmek üzüm hoşafı ile yiğitçe mücadele eden yiğitler Ya İstiklal Ya Ölüm diyerek süngülerini emperyalizmin kalbine sapladılar. İstanbul boğazındaki gemisinden çayını yudumlayan generaller Türkiyeyi istanbuldan ibaret zannedip büyük bir yanılgıya düştüler. Türkiye istanbuldan değil Anadoludan oluşmaktaydı, medeniyetiyle kültürüyle aşkıyla Anadolu demek Vatan demekti.

Emperyalizmin, sömürgenin, himaye altına almanın, dişlerini göstermiş olan avrupa yeni pazarları arasına Türkiye Cumhuriyetini ekleyemeyecekti. Avrupanın gözden kaçırdığı şey Türk kültürü ve Türk bağımsızlığıydı.Orta Asyadan savaşa savaşa Anadoluya yurt edinmiş, bir düzine askerle çini dize getirmiş, 3 kıtada imparotorluk yürütmüş ve Tanrının askeri olmuş bir millet vardır avrupanın karşısında.

Küllerinden doğan millet, canını, malını her şeyini vermekten bir saniye tereddüt etmedi ettirmedi. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !

4 Ekim 2012 Perşembe

SAVAŞ ÇANLARI UZ-AK-TAN HOŞ GELİR !

Esad ve muhalifler çatıştıklarından beridir, "safını seç sopayı tut" anlayışı içine giren dünya ülkelerin arasında, bizde safımızı seçtik ve sopamızı tuttuk. Halkına zulüm yaptığı için muhaliflerin yanında olmayı, fakat altındaki neden yanıbaşımız da şii bir devlet olmasını istemiyor da olabilirdi. İran'ın tavrı netti Ortadoğudaki Şii egemenliğini kaybetmek istemediği için Suriye'nin safında, Rusya ve Çin ise ortadoğudaki egemenliği Avrupaya kaptırmamak için esadın kankaları gibi takılmaya başladılar. Yıllar önce esadla tatil yapan hükümet başımız kankasını başkalarına kaptırdığı için çok üzülmüş olacakki kendine başka kankalar arar ve çok aramadanda bulur. Nitekim oynanan oyunlar içerisinde büyük bir cengaver havasına bürünmüş arapların babası rte çok üzülmüş olacakki tampon bölge sözü verip bütün muhalifleri ve ajanlarını ülkedeki özel kamplarına alır hergün de besler. Bu arada alttan alttan bölgeye silah yığmaya da başlamıştır hatırlarsanız, yani pkk için değil suriye için olduğunu biliyorlardıki hatta çatışmaların çıkacağını biliyorlardıki hazırlıksız yakalanmayalım edasında kurultayı da bitirdiler. Uçağımız düşürüldükten sonra heyyyy oyuna gelmedik savaşın içine çekilmek istendik ama başaramadılar diye naralar atarken oyunun içindeki oyunu yedik ve tezkereye evet dedik. Suriye de muhaliflere silah yardımı asker yardımı ettiğimizi iddaa edenler alçaktır sözünü hatırlattıktan sonra, devletin kanalındaki bir dizide istihbaratçı askerin tayininin suriyeye çıktığını da öğrenip göz yaşlarına boğulduk. Tabi halkımızı askerimizi tehdit eden canına kast eden her tehlikenin milletçe karşısında yer alırız fakat milliyetçi dediğimiz duygular, devletler seviyesinde sadece bir oyunun parçası olarak tanımlanıyor. "30 seneden beri Pkk senin sabrını taşıramadı, Esad nasıl becerdi" mantığını anlamak için gece gündüz düşünsem de sadece koridorun sonundaki kapının arkasında terör sebebiyle şehit olmuş asker ve ailelerini gördüm. Onları duyar gibi oldum ve söylediklerini sizlere iletiyorum. Bizde Müslümanız ve bu toprakların askerleriyiz duymak istediğiniz buysa. Allah milletimizi ve askerlerimizi korusun Amin.

Not: Blog sever arkadaşlar artık Bloglifetr 'yle yeni bir blog derginiz oldu bilgilerinize.
www.bloglifetr.com

24 Ağustos 2012 Cuma

SPARTA-KÜS

Önderlik yeteneğiyle dikkati çeken Trakyalı bir köle olan Spartaküs, bir olasılığa göre Roma ordusundan kaçmış, haydutluk yaparken yakalanmış ve köle olarak satılmıştı. Spartaküs MÖ 73'te kendisiyle birlikte Capua'daki Quintus Lentulus Batiatus'un gladyatör okulundan kaçan 77 arkadaşıyla Vezüv yanardağı'na sığındı. Küçük bir Roma ordusunca kuşatılan kaçaklar, asma dallarından yaptıkları halatlarla uçurumdan aşağı inerek Romalı askerleri şaşırtıp kaçmayı başardılar. Spartaküs, kendisine katılan ve sayıları 100 bine ulaşan kaçak köle ve gladyatörlerle Lucania'ya doğru yürüdü. Amansız bir çatışma sonucunda Publius Varinius'u yendi ve Thuria ile Metapontion kentlerini yağmaladı. Spartaküs artık Güney İtalya'ya egemen olmuştu. Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı. MÖ 72'de iki konsülün yönetimindeki güçler Spartaküs'ün üzerine gönderildi. Spartaküs onları yendikten sonra kuzeye, Alpler'e doğru yürüyüşe geçti. Gallia Cisalpina valisi onu durdurmaya çalıştıysa da, yenilgiye uğradı. Köle ordusu artık Alpler'i geçebilir ve güvenlik içinde dağılabilirdi. Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi. Spartaküs, ister istemez güneye yürümek durumunda kaldı. Lucinia'ya geri dönen ordu, orada ilk kez Marcus Crassus'a yenildi. Spartaküs, Sicilya'ya geçmeyi tasarlayarak Messina'ya çekildi. Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı. Crassus köleleri kuşattıysa da, Spartaküs kuşatmayı yararak çekildi. Daha sonra, MÖ 71'de, savaşmakta direnen köleler Romalılarca kılıçtan geçirildi. Romalı general Pompeius, Spartaküs'ün ordusundaki çok sayıda kaçağı yakalayıp öldürdü. 6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi. Spartaküs'ün cesedi ise asla bulunamadı. O dönemdeki inanışa göre tanrıların onu yanına aldığı, koruduğu gibi dedikodular yayıldı. Ancak Spartaküs'e ne olduğu asla öğrenilemedi...
Şimdi ben bu efsaneyi neden anlattım merak içerisinde okumaktasınız gelmek istediğim konu çok basit, bir milletin tarihini değiştirmek için spartaküs olmaya, gerek yok Mustafa Kemal Atatürk gibi düşünmek onun yolundan ilerlemek toplum doğrusuna sürükler bizi. Kılıçla çizdiğimiz sınırları kalemle karalamaya başladık. Amerikan ingiliz medyası Türkiyenin geleceğini çizen haberlere imza atarken, biz kendi haberimizi adam gibi kitleye gösteremez olduk. Futbol stadlarında yaşanan olayları göstermek için birbirimizle yarışırken, ispanyol ingiliz rejileri, kamerayı daima sahada tutma çabası hepimiz tarafında görülüp de görmemezlikten gelmiyor mu? Avrupa da en çok insan hakları mahkemesinden ceza alan birinci ülkeyiz, bak bizimde birinci olduğumuz alanlar var ceza konusunda, kaçakçılık konusunda,  cari açık konusunda. Birinciyiz yani kimse elimize su dökemez. Aslında suç bizde değil kardeşim yetiştirenler de, kavgayı, gürültüyü, küçükken öğretmedilermi bize, vur oğlum kır kızım, küfür et hadi bakim. Büyüyünce de şikayet edip hayıflanmadıkmı. O zaman çok ünlü bir replikle size veda edeyim Eğitim Şart. He eğitim illa şart değil önce insan olabilmek şart.

19 Haziran 2012 Salı

ŞEHİT!!

Aslında sabahtan başladı beyin uyuşmam, kahvaltı başında haberlerden öğrendim, ben sadece elimdeki lokmayı bıraktım vücudum uyuştu, boğazımda düğümlenen 9 boğum noktanın içerisinde bir yerlerde kendini saklayan birşey ağrısını hissettiriyordu, sanki dahasıda olacak der gibi. İnsanın konuşabilmesi için sözcükler, kelimeler 9 boğum noktasından geçer, bu sefer geçmedi konuşamadım; kulağında bir çınlama hissedersin, aynı anda kendini hissedemezsinya o durumdaydım. Aslında ilk defa olmuyordu bu önceki şehit haberlerinde de oluyordu, olmaya da devam edicek ben alışmıcam lan bu haberlere 40 saniye haberlerde izleyip sonra unutmucam, ilk günkü gibi üzülücem kahrolucam yine hissedemicem ve o alıştık artık diyenlerede sürekli küfredicem amınıza koyim sizin.
20 yaşına kadar büyüt hergece yanında ol her derdinde onu dinle gözünün nuru evinin direği olsun asker ocağına gönder tabutuyla geri gelsin, hakettiği saygı ise sadece biraz medya reytingi, cenazesinden 30 saniyelik görüntü sonra! ya sonra! unutuldunuz, sizde sıradanlaştınız artık anlamında geçiyor zamanl. Halbuki şehitlerin yüzde 99u memleketine gidip ailesine bakıcaktı, tarım ve hayvancılık yapacaktı, nişanlıydı evlenecekti, evini kurup asgari ücretle belki kasabada çalışıp yada köyünde tarla yapacaktı çok ciddiyim 7000 evladımız şehit olmasaydı bir o kadarda sivil vatandaşımız, belkide sözde tarım ülkesi olacak ülkemiz özde tarım ülkesi olacaktı. LANET OLSUN GÖZ YUMAN DESTEK VEREN DUYARSIZLAŞAN HERKEZE LANET OLSUN !!!