Millet olarak dik çıkışları severiz, sert başlıyızdır bayrak ve vatan kalbimizdeki sevgisi kayalaşmış sembollerdir. Birisi teroristle müzakere mi ediyor, yardım ve yataklıkmı yapıyor, linç ederiz toplumdan dışlarız. Bayrak yere düştüğü zaman alırız öperiz başımızın üzerine koyup gölgesinde yaşarız. Bunları yaparız da birde çabuk unuturuz sindire sindire dikte ettirilir anlamadan yaşarız, 3 sene sonra aynı konu gelir önümüze konur anti depresan almışcasına ölü balık gibi bakarız. Japon balıkları gibi dön sağa dön sola karşından piranamı gelmiş yada cavsmı umursamadan gir ağzına misali.
Gelelim başlığımıza oss-lo görüşmelerinin basına sızdırıldığı andan itibaren milletçe ayaklanmış, sağ sol partisi demeden teroristle müzakere olmaz anlayışını herkes kabul etmişti. Açıklamalara bakarsak milletden korkan yetkililer başkalarını karalayıp oy kaybına tahammül edemeyeceklerini ortaya koydular, e bilinirki bu ülkede din ve milliyetçilik üzerinden aldığın oylar iktidara taşır, ikisininde ortak noktası bayraktır yani milliyetçilik kalıbı yıkılmaz parçadır.Gelelim günümüze 2 haftadan beridir teroristle müzakere için açıklama yapan hükümet ardı arkası kesilmeyen söyleşilerle milleti yavaş yavaş sindirdi. Kanın durmasını isteyen şehitlerin olmamasını isteyen millete teroristle müzakere iyi birşeymiş gibi dikte edildi. İşin garip yanı bizde bunu fena bir şekilde yedik şuan hazmetmeye çalışıyoruz yani görüşmelerin olmasına ve sonuca bağlanmasına. İşin kısası oss-loya oss-loya kabul ettik sindirdik hatta yandaş olduk. Eğer gerçekten ecdadınız söylediğiniz gibi Osmanlıysa, Osman Gazi ise Orhan Gazi ise Fatih Sultan Mehmet ise Sultan Süleyman ise Mustafa Kemal Atatürk ise teroristle müzakere yerine mücadele edip kelle alırsınız. Bunun kafatasçılıkla alakası yok bayrağım vatanım için gerekli olanlar sadece, ecdadımızda bunu yapmasaydı viyana kapılarına dayanamazdı, kurtuluş savaşında 1 türk askerine 10 anzak askeri düşerken cepheyi savunamazdı. İhtiyaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttu.
Şehit kanları kurumadan dost olarak barzaniyi seçerken yer alan zihniyet, davosta israile kafa tuttuktan sonra arap baharını başlatmak ve sonrasında israilden fahri nişan madalyasını aldıran zihniyetle aynı. Sürekli sövülen ülkeden fahri nişan almak eğer kafanızı karıştırmıyorsa şöyle devam edeyim, verilen nişan tarihine bakarsanız israile büyük hizmet edenlere ve hizmet etmek için seçilenlere verildiğini de göreceksiniz. Aslında israile söverken, israilin orta doğudaki büyük amacına ulaşması için elçi olduğunuda anlayamamış olmamız ne acı. Arap baharı başladıktan sonta tek tek arap ülkelerinde çatışmalarda başlatıldı, İran önündeki on yılı görerek tavır aldı çünkü ortadoğuda güçlü israil istemediği için suriyenin yanında yer aldı. Kafanız çok karıştıysa hepsini kronolojik sıraya göre dizin toplayın size BOP çıkar yani büyük ortadoğu projesi eşittir israil.
Saygılar bizden ...
Not: Kişiler ve kurumlar hayal ürünüdür, yaşamaya devam edin.
bayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Eylül 2012 Pazar
30 Ağustos 2012 Perşembe
30 AĞUSTOS ZAF-ER BAYRAMI !!
Selam dostlar bu günün anısına birşeyler saçmalamaya çalışacağım. Bugün bizim için düşmanları kovduğumuz, karşımızda sayıca bizden 5 katı büyüklüğünde olan düşman askerlerini perişan ettiğimiz, Türklüğümüzle, bayrağımızla, vatanımızla iftihar ettiğimiz 365 günün sayılı günlerinden bir tanesindeyiz. Çünkü malesef aklımıza milli bayramlarda gelir bayrak, vatan ikilemi. 2 hafta önce er'lerimiz şehit olur insanlarımız patlatılır biz hala uyumaya devam ederiz. Alıştırılmışız artık gazetelerde okumadan hızlı hızlı geçeriz tv de dinlemeyiz konusu geçince küfür edip ticaretimize bakarız. Vatan, artık eski tarih derslerinde kaldı bizim için, kan ile aldığımız topraklar gece geçirilen yasalarla avrupalıya satıldı, tepelerimiz araplara satıldı, demiryollarımız çine japonyaya. Trt deki gösterileri izleyip duygulanan vatandaşa sözüm, yakındır izleyeceğin gösterilerinde kalmayacak. Kafamı bozan diğer konu bayramlarda hatırladığımız bayrakları bayram bittikten sonra yerlerde ezmek, elin amerikalısına bayrağını don yapıp giyiyor diye dalga geçerken, kendi bayrağımızı ayağımızda eziyoruz. Benim cüzdanımda 5 seneden beri sakladığım bir kağıt bayrak var, bir bayram sonrası yolda yürürken önümdeki gavat attı yere, onun arkasındaki de çamurlu ayaklarıyla üzerine basarak geçti ben ise ikisininde soyunu güzelce geçirerek aldım katladım ve cüzdanıma koydum. Her zaman yerdeki bayrakları görüp almam münkün değil, mümkün olan bilinçli insanoğlu, Atatürk döneminden sonra hiçbirşekilde iyi gitmeyen bir memlekette yaşamak, deveye hendek atlatmaktan daha zor, Atatürk'ün 50 yıl sonra açıklanmasını istediğimiz vasiyetini bile açıklayamıyoruz, kendimizle yüzleşemiyoruz daha ne diyeyim ben, bize bırakılan emanetleri, senede bir kaç kere hatırlamak size değil ama bana çok dokunuyor. İsyankar bir yazı oldu ama he deyip geçmemenizi umarım iyi günler..
Etiketler:
Atatürk,
bayrak,
vasiyet,
vatan,
zafer bayramı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)