Günaydın diye başlamayacağım sözüme, kapitalist düzenin hizmetkarlarından olan ben ve bizler bu sabahta çalışmaya başladık. Halbuki pazar kahvaltısı yapıcaktık ailecek, televizyonda kovboy filmi dönücekti, biz kızarmış ekmeklerimizin üzerinde kaymak bal ikilisini seviştirirken. Masaya sürekli gelen reçele takılacaktı gözümüz 1 seneden beri aynı miktarda oluşuna hayretle bakacaktık fakat yine de dokunmayacaktık ona, bitsin diye ebeveynlerimiz zorlayacaktı bir kaşıkta bundan yesen nolur diye. Masa da balın, sütün ne kadar faydalı olduğundan söz ederken yine de yememenin hesaplarını yapıp sofradaki etgillerden aşırmaya devam edicektik. Babam kızacaktı bir daha size sucuk salam yok diye, bir sonraki haftaya biz yine sucuk salam yiyecektik, babam yine kızacaktı..
Kahvaltı öğlene kadar sürecekti, hatta öğle yemeğiyle birleşip ortaya karışık olacaktı. Kovboy filmi bittikten sonra ekonomi haberleri, biraz evdeki havayı sertleştirse de lodos evde yerini samyeline bırakacaktı. Muzur çocuklar gibi ellerimizde çay bardakları televizyon karşısında dünyayı kurtatırken, annemden gelen koltuklara çay damlatırsan sana sildiririm uyarısıyla kendimize çeki düzen vericektik.
Özlediğim pazar kahvaltısını insanlara hizmet için ve geçim kaynağım için şimdilik erteliyorum. Fakat 2 ay sonra dünyaya gelecek oğlumu pazar kahvaltısından ve kovboy filmlerinden eksik bırakmayacağım. Saygılar..