Yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2013 Çarşamba

HEPPİİİ NİV YİERRRRR !!!

Başlıktan da anlayacağınız gibi o kadar mutluyumki yeni yıla girdiğim için, sokakta çılgınlar gibi dans edip bağırasım geliyor. Hatta ve hatta bütün simitçilere, otobüs şoförlerine sarılasım var otobüsten atılma pahasınada olsa. Tabikide bu söylediklerim ironiyle karışıkda olsa avrupa sinemasından bir kesitte olabilir. Fakat sokakta bunları yapacak kadar heyecanlı insanlar görmüyorda değilim. İnsanların bütün çabalarına saygım var fakat bir ay boyunca hazırlan hazırlan 10 saniye geriye say son bulsun revamı lan bu diye hayıflanmıyor değil insan.

Neyse gelelim asıl konumuza, ülkemizde var olan dinler arası hoşgörü ve çeşitlilikten dolayı, spontone gelişen kutlamalara her zaman saygım sonsuz, fakat yılbaşı kutlamaları öyle bir hal almaya başladıki kendi geleneksel bayramlarımızı bu şekilde coşkulu kutlamayı unuttuk. Sanki ramazan bayramları, kurban bayramları, milli egemenlik bayramları avrupanın, yılbaşı bizim özümüz gibi oluşan durum tabikide üreticileri, işletmecileri sevindiriyor sadece. Bilinçsiz tüketimin zirve yaptığı dönemde kredi kartları kurtarıcı görevi görmekle birlikte bataklıkta olabiliyor.

Devrik liderlerini devirmiş, sözde demokrasi getirildiğini iddia edilen islam ülkelerinde de yeni yılın coşkuyla kutlandığı ayrı bir enteresan durum tabiki. Emperyalist düşüncelerin yarattığı noel baba hikayesiyle kitleyi bilinçsizleştirme ve yönlendirme operasyonu başarıyla gerçekleştiğini görememek mümkün değil. Bizim için anlamı olan günlerin anlamsızlaştırılması ve bilinç altına işlenen modellerin beynimizi esir alması, geleneklerimizle kültürümüzle ve duygularımızla yaşadığımız bu coğrafyada kalıcı olmamamız için yapılan planlardan sadece birkaçıdır.

Gelelim sokaktaki insanın tavrına, 31 aralık saat 8 de mecidiyeköy metro istasyonuyla taksime giden insanların yüz ifadelerinden ve hareketlerinden anladım, dokunsan patlayacak eğlenmeye değilde dağıtmaya gidecek havası işlemişti jestlerine. Yolda yürüyen bayanları o saatte esir almışlardı bakışlarıyla, kimbilir taksimde gece neler yaptılar. Vardırya bizlere özgü bir söz eğlenmeyi bile bilmiyoruz, çünkü bizdeki eğlence kültürü başkasına sataşmak ve kaşlar çatık bir şekilde etrafı kollamak yanımdakine bakan varmı diye. Eğlenmeye gidiyorsun, geceyi kendine zehir ediyorsun buda bize özgü olan başka bir gelenek tabi.

Neyse sözlerime ülkemizde gerçek sanatçı statüsünde sayacağımız güzel insan Barış Mançoyu anarak bitiriyorum. Allah senin ve senin gibi düşünenleri bizden eksik etmesin.


4 Aralık 2012 Salı

YILBAŞI AL MAAŞI

   

         Ho Ho Hooo ben geldim, geyiklerimlen size hediyeler getirdim neler var neler Çantamda diye gibi birşeyler saçmalamak üzereyken ufak bir irkilmeyle kendime geleyim dedim.
Selamlamamdan da anlayacağınız gibi konumuz yılbaşı çıkmazı, kutlasakmı kutlamasakmı tartışmaları içerisindeyken, bir kırmızı don alalımda şansımız artsın, yeni yılda ev versin, aşk versin, araba versin zıvıldamalarını yapalım. Şuanki durum kadar vahim bir olay daha yok, çalışmadan yırtmadan birşeylere sahip olmak istemek özel günleri de bulup arkasına pamuğu tıkamak gibi. Tembelliğe alışan vücut, allaha yalvarmak konusunda da çok tutarsız, allahım ev ver para ver, 8 saat mesainin 6 saatini dedikodu ile geçir sonra araba ver. Allah'a hedef gösterilirmi zekası yamuk, ev istiyorum arabada istiyorum fakat araba yeni model olmayabilir manuel de olur, hemen müdürde olmak istemiyorum ilk önce yardımcısı olsam yeterli, mutlu bir aşk istiyorum evlenmek istiyorum, ulan her bulduğun kızı 5 kızla aldat sonra mutlu bir aşk istiyorum. Yüce İsa bu saçmalıkları görseydi yeminlen doğmazdı ya, isanın doğuş günümü yoksa telli baba tekkesimi kestiremedim. İşi abartıp yeni yılda, yazlığım eksik allahım yeni yılda bir yazlık yada daha enterasanı yıllanmış bir şarap var alamıyorum biraz yardımcı olda alayım onu be. Kızım evlenicek kaynanası ölsün de rahat etsin kızım ne olur sen büyüksün allahım. Dilekler gider de gider, medet ummaya alışmışız nasılsa at allaha topu gerisine karışma olmayınca allah vermedi, nasıl vermedi çalştınmı ki vermedi deyyus...
     
      Yılbaşı denen teraneyi sadece dilek dilemek ve alışveriş yapmak para harcamak saat 12:00 da öküz gibi böğürmek, sabaha kadar kusmak uyanınca piyangoya bakmak, yeni yılda malak gibi yatmak anlamını anlayan arkadaşlar, siz hiç ters sandalyeye oturdunuz mu? sorusuyla bozmak isterim. Bu yılbaşında ne yapıyorsun sorusuna kaybedenler kulübünden -standart- cevabıyla atlamak isterim. Birde toz konduramayanlar vardır tabiki, benim içmek için sebebe ihtiyacım yok dedikten sonra sabah haberlerinde taksimde taciz sıkandalı fotoğraflarında kameraya doğru atar yapan delikanlıdır onlar. Bence çok yanlış yapıyorsunuz yetmez ama evet'lik bir önerim var. Bütün yılı noel baba kıyafetiyle geçirin geyik başı eksik olmasın kıçınızdan yada kafanızdan, kesin olur dilekleriniz harbi diyorum ya olur anam olur. 2013 Aralık ayı yılbaşı arefesinde görüşmek üzere... Cıngılbels cıngılbels cıngıl olduveeeeyyyyyyy....